Müzik Piyasasında Yapımcıların Değişen Rolü ve Amatör Müzisyenlerin Yalnızlığı
Bir zamanlar müzik yapımcıları, şarkıcıların hem sanat hayatlarını hem de kişisel yaşamlarını finanse eden kişilerdi. Albüm masraflarını karşılamakla kalmaz, sanatçılara ev alır, araba alır, klip giderlerini üstlenirlerdi. Yapımcı, sanatçının arkasındaki hem maddi hem manevi destekti. Bu ilişki, birçok yetenekli ismin yıldızlaşmasına ve kalıcı eserler üretmesine imkân tanıyordu.
Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda. Dijitalleşme, müziğin üretim ve tüketim biçimlerini dönüştürürken yapımcıların rolü de adeta daraldı. Artık yapımcıların çoğu ne stüdyo masrafına, ne klip prodüksiyonuna, ne de sanatçının yaşam koşullarına destek oluyor. Sadece dijital dağıtım hizmeti veriyor, şarkıyı platformlara yüklüyor ve bunun üzerinden gelir elde ediyorlar. Fakat bu gelirden sanatçıya düşen pay çoğu zaman yok denecek kadar az.
Bu durum özellikle amatör ya da kariyerinin başındaki müzisyenleri zorluyor. Yetenekli ama düşük bütçeli bir sanatçı, kendi imkânlarıyla stüdyo kaydı almak, aranjör bulmak, klip çekmek, reklam yapmak zorunda kalıyor. Üstelik bütün bu masrafları üstlendiğinde bile elde ettiği geri dönüş neredeyse sıfıra yakın olabiliyor. Çünkü dağıtımcı konumundaki yapımcı, şarkıyı sadece internete bırakıyor; dinleyiciye ulaşması için gerekli desteği vermiyor.
Sonuç olarak, potansiyeli yüksek birçok genç müzisyen ya yarı yolda pes ediyor ya da hayalini gerçekleştirmek için ağır maddi yüklerin altına giriyor. Müzik piyasasının bu yalnızlaştırıcı yapısı, yeni yeteneklerin ortaya çıkmasını engelliyor ve çeşitliliği kısıtlıyor. Oysa sanat, ancak farklı sesler duyuldukça büyür ve gelişir.
Yapımcıların tamamen geri çekilmesi, müziğin geleceğini tehdit ediyor. Çünkü sadece ekonomik gücü olanların ayakta kalabildiği bir sistemde, müzik ticari bir ürüne indirgeniyor; duygusu, ruhu ve özgünlüğü zedeleniyor.
Bugün yapılması gereken, yapımcıların yeniden sorumluluk üstlenmesi ve amatör müzisyenlere gerçek anlamda destek vermesidir. Aksi halde, yetenekli ama imkânsızlıklar içinde boğulan sanatçılar kaybolacak, dinleyici ise birbirinin kopyası şarkılarla baş başa kalacaktır.
Müziğe yatırım yapmak aslında bir ülkenin kültürüne, geleceğine ve insan ruhuna yatırım yapmaktır. Yapımcıların da bu bilinci yeniden hatırlaması gerekiyor.
En azından televizyon programlarında yapılan müzik yarışmalarının bir nebze de olsa bu müzisyenlere destek sağladığı bir gerçek. Amatör ve maddi gücü olmayan müzisyenleri destekleyen müzik yarışmaları bir şekilde bu sektöre destek verir.
Müzisyen maddiyatı düşünmeden, özgür bir şekilde bestelerini yapabilmeli ,şarkılarını yayınlayabilmeli ve emeğinin karşılığını gerçekten alabilmeli. İşte o zaman müzisyen hak ettiği değeri bulmuş olur.
Serkan Çabuş
Müzisyen