Spor stüdyosu mu sirk mi?

Medya Yöneticisi

Ülkemizde spor deyince futbol akıllara geliyor. Futbol mevzu bahis ise akan sular duruyor. Türkiyemizin tek kanallı dönemlerini hatırlıyorum da ne yaygara vardı ne goy goy…

Halit Kıvanç’lar, Kenan Onuk’lar, Orhan Ayhan’lar, Ümit Aktan’lar vay anam vay.
Gündüz radyodan sesini duyduğumuz efsaneleri pazar akşamı Spor Stüdyosu’nda siyah beyaz izlemenin dayanılmaz hazzı. Tertemiz Türkçeleriyle izleyiciye saygılı spora – sporcuya saygılı beyefendiler. Dedikleri, konuştukları anayasanın değişmez maddeleriydi adeta!
Kimse itiraz etmez edemezdi.

Çünkü işlerinin gereği yalan söylemiyor, objektif davranıyorlardı. Meseleyi tüm çıplaklığı ile yorumsuz aktarıyorlardı. Varsa bir sorun çözümünü kahvehanedeki taraftara bırakıyor, baba ile oğulun, can ciğer sarma iki arkadaşın arasına nifak sokmuyorlardı.
Gazetecilikte bir bilginin en az iki bağımsız kaynaktan doğrulanması esastı. Haberi ilgili kişiyle direkt kaynağıyla ve belgesiyle paylaşılırdı. Teyit edilmeyen bilgi haber değil dedikoduydu.

Hey gidi günler hey…
Şimdi ne günlere kaldık!
Modern spor medyasında bu kurallar yerini “sosyal medyada etkileşim alma” yarışına bıraktı.
“Uçak indi”, “Yüzyılın bombası patlıyor”, Messi Galatasaray’da””Aldığım duyuma göre Fenerbahçe’de kazan kaynıyor”, “Skibbe bıraktı”yaz yaz bitmez…

Maksat ne? Fazladan iki tıklasınlar!

Taraftarı manipüle et, birbirine düşür, duygularını sömür, kavga çıkar sonra olaylar olaylar olaylar…
Sorumsuzluk diz boyu!Gerçekleşmeyen transfer haberleri için nedense kimse özür dilemiyor! Ertesi gün yeni bir “iddia” ile kandırmacaya devam.

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar kahvehanede konuşulmayan belden aşağı küfürler, imalat, iddialar, tehditler gırla…
Sirke çevirdikleri stüdyoda sözde tuttukları takımların amigoluğunu yapan akreditasyon yalakaları. Yalan söylemezse stada, basın toplantısına giremeyeceğinden korkan ödlekler…
Bugün ak dediklerine yarın kara diyen boşboğazlar…
Neyse…

Sporun da içine ettiler!

Vatandaşı birbirine düşman ettiler!

Eskiden aynı tribünde yan yana maç izleyen rakip taraftar bugün rakip takımın sahasına bile gidemez oldu.
Dürüstlük, ilke, ahlak, objektiflik naraları atarak elbirliğiyle milletin kanına girdiler.
Ne oldu? 10 tane spor kanalımız onlarca gazetemiz var; var da içinde spora dair hiç bir şey yok!

Her şey reyting, her şey kişisel ihtiras ve menfaat her şey goy goy!
Acırım da bunların peşinden koşan vatandaşa acırım…
Hadi geçmiş olsun alın medyanızda sözde sporunuz da sizin olsun!

Sait İnanç / Medya Yöneticisi

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.