Reyting Kaygısı Mı? Liyakat Sorunu Mu?

Medya Yöneticisi

Türk medyasının kangren olmuş sorunlardan bir kaçına değinelim bu hafta…
Mesleki dezenformasyon ve ekran etiğinin aşınması durumu derin bir mevzu.
Yaz yaz bitmez!
Sabahın köründen itibaren başlayan meşhur bültenlerimizin efsane spikerlerinin dillere pelesenk aforizmalarından gözleri kamaştıran seksi kıyafetlerine aşırı makyajından botoksuna silikon göğüslerden dolgu popolara vay anam vay!
Haber bülteni mi +18 gece şovu mu belli değil!
Dil sürçmelerini hiç konuşmayalım bile Türkçeyi uydurukça ile katletmeleri dururken…

“Abla ne yapıyorsun acaba sen?” diye soracak bir Allahın kulu yok mu ya hu kanalda?
Çoluk çocuk da izliyor mecburen çünkü babası izliyor! Merak ediyor adam Ortadoğu coğrafyasında neler oluyor, ABD İran savaşı bitecek mi?
Sonra mesajlar,ifşalar, toplanıp kütüphanelerde(!) kitap okumalar falan ne oluyoruz?
Çok mu oluyoruz?

Kelimelerin doğal vurgusunu bozarak “Batılı” veya “fazla teatral” tonlamalarla kulaklarımızın içinden geçirilen dikenli ses tellerine mi yanalım.
Taklit edeceğim de sesi nasıl yazayım beceremedim.
…vurduuğh,
… düştüüğh
Kurallı basit cümleyi soru cümlesi gibi okumak da nedir ya hu?
“Mütevazı” demek çok mu zordu yerine parelel anlamındaki “mütevazi” yi kullanıyorsun? Ya da inceltme için kullanılan ‘Şapka’dan hiç mi haberin yok!

‘Hâlâ’ya hala, ‘Kâr’a kar…
Literatürümüze giren “Plaza Türkçesi” de cabası.
“Set etmek”, “fokuslanmak”, “konfirme etmek” waaaw!
Gel vatandaş beyaz yakalı gökdelen türkçesi bunlar…
Ekranda uygunsuz tavırlar, üslup bozukluğu, izleyiciye ya da konuğuna parmak sallamak moda oldu. Yapmayanı dövüyorlar vallahi.
Her şey reyting için mi ya hu?
Reyting için her şey mübah mı? TV’de izlenmedik hiç olmazsa sosyal medyada da mı konuşulmayalım yani?
“Evet sayın seyirciler sıradaki haberimiz zam şampiyonu biber.
Sofralarımızın vazgeçilmez sebzesi biber halde 80 TL’ye satılmaya başladı. “
Teelee ne lan!
Teelee diye bir para birimimi var zübük?
“TL” yazıda kullanılır. ‘Türk Lirası’nın kısaltmasıdır. Sıkıyorsa USD desene. Eski Türkiye’nin son kazığı YTL’den sonra çıktı bu saçmalık da. Kimse ne oluyoruz demedi demiyor! 80 Lira diyeceksin kardeşim. O kadar basit!
Ha bir de “Kısa bir reklam arasına gidiyoruz” var.
Alooo! Nereye gidiyorsun kardeşim? Pazardan hıyar almaya mı?

Muhabir Telaviv’den bildiriyor. Bombalar düşmüş fonda dumanlar yükseliyor. Abi canlı bağlantıda:
“Evet Meltem buradaki manzara adeta savaşı andırıyor!”
Lan savaşın tam ortasındasın. “Andırıyor” ne kardeşim?
Biraz sertleşmeye başladı kalem galiba?
Neyse sürçü lisan ettikse affola!
Demem o ki Kurumsal Kimliğin Kaybolması hiç de gözardı edilecek bir şey değil!
Olmaması gerekir!
Neredesiniz ey ahlak, etik, edep, usül, adap, teamül, disiplin, ciddiyet, mükemmeliyet ve güzel Türkçe?
Eskiden bir “TRT Ekolü” vardı; spikerin ne giyeceği, nasıl oturacağı ve Türkçeyi nasıl kullanacağı yasalarla değilse bile köklü bir gelenekle belirlenmişti. Özel kanalların reyting yarışı bu kuralları esnetmekle kalmadı neredeyse yok etti.
Bu durumun temelinde sizce ne var? Reyting kaygısı mı liyakat sorunu mu yoksa cehalet mi?
Sizce hangisi?

Sait İnanç
Yazar / Medya Yöneticisi

ETİKETLER:
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.